Son zamanlarda yazı yazanlar, müzik üretenler, fotoğraf çekenler, film ve video hazırlayanlar ya da sosyal medya için içerik üreten pek çok kişi aynı dertten yakınıyor:
“Üretiyoruz ama insanlara ulaşamıyoruz.”
Peki gerçekten ulaşamamanın sebebi algoritmalar mı? Yoksa dijital dünyada üretmenin kuralları mı değişti?
Evet, değişti. Üstelik bu değişim yalnızca içerik üretenleri değil; bir ürün, hizmet ya da fikir sunan, kısacası insanlara ulaşmaya çalışan herkesi etkiliyor.
Sosyal medyada neredeyse herkes görünür olmak, daha fazla kişiye ulaşmak ve “fenomen” olarak anılmak istiyor. Ancak milyonlarca insanın aynı anda dikkat çekmeye çalıştığı bir ortamda görünür olmak her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Üstelik çoğu zaman bir akımın parçası olan, 24 saat bile geçmeden unutulan videolar ve fotoğraflar ön plana çıkarken, uzun emeklerle hazırlanan içerikler arka planda kalabiliyor. Böyle bir ortamda asıl soru şu: Gerçekten doğru kişiye ulaşmak artık eskisi kadar kolay mı?
Algoritmalar aslında hayatımıza yeni girmedi; uzun zamandır bizimle birlikte. Ancak görünür olmaya çalışırken çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir gerçek var: Değişen sadece algoritmalar değil, içerikleri tüketme biçimimiz de.
Bugün sosyal medya platformları, bize neyi göstereceğine büyük ölçüde kendi davranışlarımızı analiz ederek karar veriyor. İzlediğimiz videolar, beğendiğimiz gönderiler, yaptığımız aramalar ve üzerinde daha fazla vakit geçirdiğimiz içerikler, karşımıza çıkacak yeni içerikleri şekillendiriyor.
Örneğin gastronomi üzerine yazılar yazıyor olmam, gün boyu yalnızca yemek videoları izlediğim anlamına gelmiyor. Bazen ilgim bambaşka bir konuya kayabiliyor. Bir süre kedi videoları izlediğimde akışım onların benzerleriyle doluyor. Araştırmalarımı glütensiz lezzetler üzerine yoğunlaştırdığımda ise bu kez karşıma peş peşe bu konudaki içerikler çıkmaya başlıyor.
Yani algoritmalar yalnızca içerik üreticilerini değil, izleyicilerin anlık ilgi ve tercihlerini de takip ediyor. Bu nedenle bugün görünür olmanın kurallarını belirleyen şey, sadece ne ürettiğimiz değil; insanların o anda neyle ilgilendiği de oluyor.
Eğer üretiminizi tamamen algoritmalara göre şekillendirirseniz, bu sizi yanıltabilir. Çünkü o zaman iyi içerik üretmek yerine, algoritmanın ne istediğini tahmin etmeye çalışırsınız.
Benim deneyimim ise tam tersini söylüyor. Siz iyi olmaya, daha iyisini üretmeye ve yaptığınız işe değer katmaya odaklanın. Ürettiğimiz şeyler doğru zamanda, doğru kişilerin karşısına çıkacaktır.






























